30 03 2011

Yeniden Hacı Bayram...

  Demiştim ya; gideceğim diye..Yeni halini görmeye,ziyaret etmeye Hacı Bayram Veli hz.nin yanına..

Bazen dünlerin halini özlüyorum garip, ama yeni yüzü beni oldukça mutlu etti...

Evler iyiden iyiye restore ediliyor,tarihlerini bilmesemde bana oldukça eski ama güçlü kalabildiklerini gösterdi..Biran Beypazarı gözlerimin  önüne geldi,galiba benzer evler ve yapılardan kaynaklı hoş bir osmanlı tarzına dönüştürülüyor gibi..

Arkadan giriş yapıp öne doğru gitme çabasındaydım ama bir baktım, gözlerime inanamıyorum yürüyen merdivenler yapılmış..Aaaaaaa ne olmuş yahu derken güvenlik görevlileri gözüme çarptı,AHH ne iyi olmuş ama yürüyen merdivenlerin başında neden bekliyorlar diye düşündüm, açıkcası bir mantık bulamadım..Koacaman yazılarla -Bayan camii ve Abesthane yazılı tabelayı takip ettim sağımda wc karşımda abdesthane duruyor..Hayretler içerisinde kaldım..beş yıldızlı otelemi giriş yapıyorum diye içimden geçiriyorum..Ben büyükşehir belediye başkanı ile ilgili fikrimi pek beyan etmek istemiyorum..Çünkü hala şu bizim Ankara çayı, çay olamadı üstelik çaylıktan çıktı,sallama kokulu çaya döndü..Neden sallama çay, koku itibariyle taniyon düşürüp, göz kararması ve baygınlık derecesine getirdiği için..Halaaaaaa bekliyoruuuuuzzz....

Wc kısmına geçtim bir göz geçirdim,waaaw sensörlü ışıklar, ahşap kapı üzerine sarı ışıltılı kapı kolları (yalnız bunlara nasıl dikkat ettim bende şaşırıyorum şu anda) unutmadan diyeyim..ben hiç bir yazımı geriye dönüp düzeltme yapmadan direk yayınlayanlardanım, olduğu gibi görmek istediğimden sanırım..Aynalar gayet şık,yerler mermer..Oradan abdesthaneye geçiyorum..Amanın !!! oturarak abdest alabileceğin şık bir koltuk :) verevlemesine lavabo taşı, dokunmatik çeşme ve inanamıyorum sıcak su var :) bayıldım bayıldıımmm....Ellerini kurutabileceğin kurutmatik ne olmuş burası nasıl rahat ve tam donanımlı görünüyor diyorum..Oradan çıkıp camiye ilerlerken kadının biri bağırıyor..-Yok ...yok işte bakmadığım dolap kalmadı yoook...Olayı anlamaya çalışıyorum fakat kadın etrafımda fır dönüyor..Olay yeri inceleme ekibi olan ben,sormazsam duramam..-Ne oldu, bir şey mi var? Kadın-yaa çizmelerimi çalmışlar..Alll bi hırsızlık vakası daha..Çok şükür bu defa benlik değil,aman olmasında diyorum bir yandan..bir yandan da ayakkabılığa bakıyorum yüzlerce kutu üstleri numaralandırılmış ama anahtarları yok..Nasrettin Hoca'nın türbesi gibi..-Eee anahtarlar nerede diyorum.Temizlik işiyle görevlendirilmiş iki bayan karşımda-bak orda kameralar var ama kimin umrunda hem sonra buraya anahtar mı dayanır? -tamam anladımda o zaman neden anahtarlı kilitli kutuları buraya koydunuz,kamerayı buraya neden koydular kardeşim..kadına dönüyorum-Kardeş sen buranın sorumlularını güvenlik müdürlerini git bul, kamera kayıtlarına baksınlar belki çizmeler önemli değil ama yapan kişi ortaya çıksın diyorum.Kadın-haklsınız,ama ben şimdi nasıl çıkacağım diyor :) traji komik bir durum görüyorum kadının ayakları çıplak ve öylece bakınıyor..sessizce yüzüne bakıyorum-İnsanlarımız maalesef böyle tarzından..

Camiye giriyorum...Tek kelimeyle muhteşem olmuş...Muhteşemmmm....O ışıklandırmalar, o tablolar,aydınlatmalar,halılar,ahşap merdivenler..herşeyden ötesi Tertemiz..misler gibi...Nasıl güzel bir huzur..Cami'nin içi bile olsa kadın kadına bakıyor yahuu bakıyor...Bakışlar üzerimde..hafif , belli belirsiz bir tebessüm takınıyorum..Gözümü en ücra köşeye dikip geçip gidiyorum aralarından..Tam huzurumla eda edeceğim...O ne? neeeeeee....Bir yerden kadın sesi..İlahi başlıyor..Allahım sen affet ben sessizlik diliyorum..Yaa en nefret ettiğim şey; insanlar oraya namaz için gelirlerken ne isterler..Kendi okuduğum duayı duymaya çalışıyorum..Lütfen sessiz olun lütfennnn!!!!!! Ben ilahi dinlemek istersem eğer bunu kendi kabuğumda kendi evimde yada odamda dinlerim..Senin sesini caminin içinde duymak bana hoş gelmiyor..Bunu yapıyorlar..ve Allahım affetsin ben çok rahatsız oluyorum üstelik vurdumduymazlık olarak görüyorum bu yaptıklarını..Etrafını bir dolu bayan çevirmiş başlıyorlar söylemeye...Offffffff....Offffffffffffffffff....

Ne yaptığımı açıkçası anlayamadan çıkıyorum..Kötü kötü bakmak istemiyorum kalbimi bozmak istemiyorum...ve hiç bir şey düşünmeden oradan çıkıyorum...Bütüüüüüüün hevesim, huzurum yerle bir..

Kendimi veremeden o yürüyen merdivenlerle yukarı çıkıyorum..Amaaaaaaannn amaaaaaaann!!!!! Büyük bir huzur sesi geliyor kulaklarıma..Bu ses..işte benim sesim...Nasıl mutlu oluyorum anlatamam...Ney'in sesi...diyorki; -Deyyu,Deyyu....Gözlerimi kapatıyorum havuzdan fışkıran suyun sesiyle birleşiyor.Bu nasıl bir güzellik,nasıl bir huzur...Kalbim gülümsüyor..Cidden kalbim gülümsedi ve yüzüm...Kocamaaaann bir nefes aldım içime..çektiiiiiimmmm, çektiiiiimmmmm....İşte buuu....

Türbenin önündeyim,ne bir dilenci ne bir seyyar satıcı ne yanına yapışan biri (yelkenlim hiç biri kalmamış) ohhh beee temizlenmiş çirkin görüntüler,rahatsız eden hiç kimse kalmamış..iyi gayet güzel görünüyor diyerek çıktım ve sonra; içimden diyorumki..

 

 gerçek şu ki; kameralar olsada olmasada,güvenlik olsada olmasada hırsız heryerde hırsız kesintisiz devam ediliyor,türbe olsun,cami olsun fark etmiyor..ama yinede seviyorum orayı..ve hırsız kardeş aklıma geliyor gülümsüyorum :) 

60
0
0
Yorum Yaz