24 12 2010

2010 yılı benim dilimden :)

Koca bir yıl dediğimiz göz açıp kapayıncaya kadar çabuk geçti,kimilerinin külleri kimilerin izleri kaldı..geçen yıl yine bir yılın değerlendirmesini yapmıştım..biraz mizah biraz traji komik, e artık geleneksel bir hale getirmeyi düşündüğüm için bu yılın da bir değerlendirmesini yapalım istedim..hadi bakalım neler olmuş.. -Vikipedi'nin ikizi wikileaks hortladı birden bire..devletler mahalle kadınları gibi birbirine girdi..tabi işin içinde biz olmazsak olmazdı..şeffaflık ne güzel şeymiş diyecektim tam; ama hiç bir millet - adam gibi evet bende bunu dedim yada yaptım demedi üstelik örtbas edilerek kıvırma sanatını iyice öğrenmiş oldular..bizde dahil :) -Mavi marmara gemisi ile Gazzeye yardım gidiyordu ki; filmin en kötü karakterleri, en aşşağılık bayağı ve adi toplumu kendilerini dünya çapında en üst sıralara taşıyıp,insan öldürüp,tüm yardımları çalıp,kötü kokularını hat safhaya çıkardılar..Yahudi'nin iyisini bir yana koyarak söylüyorum..bu millet cidden insan değil..pislik saçıyorlar sadece..ve birileri bunlara ne zaman DUR diyecek merak ediyorum.. -2010 Fifa Dünya kupası sıralarında  vuvuzela diye bir alet işittik..kulağımızdan getirdiler resmen..nerden icat etmişler bilmiyorum ama kafa beyin bırakmadılar ..Babam sağ olsun yedi bitirdi bizi..maçlar bitince en nihayet kitap okumaya yeniden başladım.. -Ergenekon eski popülaritesini yitirmiş olsada yinede performansından ödün vermedi..delik deşik edilmeye devam ediliyor taş toprak ne varsa her yerden silah kağıt belge hazineleri fışkırıyor.. -Bu yıl diğer sınav yöntemlerinden farklı bir sistem getirildi..toplu KPSS kopyacıları oluşturuldu.Her ne kadar bu arkadaşlar kendilerinin çok zeki olduklarını iddia etselerde kuponları 2. defa pek tutmadı... Devamı

12 12 2010

Gül Baba'ya Uğradınız mı...

Hacı Bayram Veli Caddesi’nden aşağıya Bentderesi Caddesi’ne doğru inerken yol ortasındaki Gül Baba Türbesi çıkar karşımıza. Gürültü tarafından kuşatılmıştır Gül Baba. Sağından ve solundan mazot ve benzin püskürten sayısız araç geçer bu türbenin. Üstünde gülfidanı olan mezarın çevresi yeşil demir parmaklıklarla çevrilmiş. Mermer mezar taşında “Gül Baba (Hz) 1266” yazıyor. Gül Baba Türbesi’nde tanıtıcı başka bilgi yok. Altındağlı Gül Baba’nın mezarı 1961 yılında yol yapılırken fark edilmiş. Yol çalışmasında kullanılan makinenin bıçakları belli bir noktadan ileriye gidemeyince, Remzi Uydum’un Ankara Evliyaları isimli eserinde verdiği bilgiye göre, zamanın Ankara Valisi ve Belediye Başkanı olan İrfan Baştuğ’a bildirilmiş bu durum. Yol işçilerinin “burada ulu bir kişi olsa gerek” manasındaki sözlerine kızan Baştuğ aracın üzerine kendisi çıkarak çalıştırır. Araç ilerleyemez, bıçakları bükülür. Isrardan vazgeçilerek yol o yerin sağından ve solundan geçirilir. Makine gücüne karşı duran zemini açan işçiler insan kemikleriyle ve Gül Baba lahyası ile karşılaşırlar. Mezarın etrafı çevrilerek türbe hâline getirilir. Uydum’un eserinde, İrfan Başbuğ’un İstanbul’dan Ankara’ya dönerken bir trafik kazasında ölmesine Gül Baba’ya karşı olan davranışının sebep olduğunun ileri sürüldüğü aktarılıyor. Elbette ki bu bilgi bize Altındağlı Gül Baba’nın kim olduğunu öğretmiyor. Remzi Uydum, Gül Baba’nın mezarı başında gördüğü seksen yaşlarındaki aksakallı, nur yüzlü yaşlı bir kimseyle karşılaşınca Gül Baba hakkında bilgi... Devamı