01 02 2011

17.Kuralı düşünüyorum..

Şems Diyorki;Esas kirlilik dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir.

Düşünüyorum...Hiç birimiz benim içimde şunlar ve bunlarla dolu bir yığın kin,küskünlük,haset var demez..Demeyiz çünkü hissettiklerimizi en önce kendimize kabul ettiremeyiz..Neden ? Adilse eğer ruhun en önce sana cevabı sen vereceksin..Çünkü herkez kötülük yapabilir, arkadan konuşup dedikodu yapabilir ama bize gelince ‘ben yapmam öyle şey, Kalbimi Allah biliyor ya……’deyip kenara çekiliveririz..Hadi yapmayın bir defalığına dürüst olun..İnsan kendi hakkında olumsuz eleştrileri kabul etmeyen ilginç bir varlıktır..Bir söylersin gülümser, iki söylersin yüzü düşer, üçüncüye sana gardını alıp, savaş ilan eder..Yok mu bunlar..Sütten çıkmış ak kaşıklar mı var aramızda..güldürmeyin beni..Az çok psikoloji biliyoruz..Okumaya da hacet yok, kimi insan sarrafları 3 dakikada karşısındakini rahatlıkla teşhis edebiliyor..Tartışmaya açık bir düşünce tarzı..Şems aslında görünen nesnelerden ziyade içteki ruhun diline bakıyor ve diyor ki; hani derler ya..bunu bana söyleyen de çok olmuştur..’kızım yüzün nur gibi’  kalbindeki neyse yüzüne yansıyor diye..Bilmezlerki ben o yüzümle sınavlarda çok kopya çekmişimdir..Çok utanıyorum bunu yazarken..Aslında bu çok yanlış bir olgu..Ne giyime ne makyaja,ne kalpağa,ne çarşafa gerek yok..Ayinesi işdir kişinin lafa bakılmaz…Bakılmaz üstadım…bak sen şu içimizden geçenlere, en büyük sır orada saklı..

İnsanın yüreği ezildikçe büyür, üzüldükçe sabrı öğrenir,kendini dinledikçe,anlamaya başladıkça bakarsınızki bir basamak çıkmışsınızdır ama bunu hemen anlayamazsınız elbette şimdi burada yazı ile yazması çok kolay..yaşamak bambaşka bir duygu..Neler gelip geçer ömür törpülenmez, törpülenen siz olursunuz..Cam pişerek şekil alır...ateşlere atılırsınız,yanarsınız,pişmeye başlarsınız tam erime noktasında, çekilip çıkartılırsınız fırından..İşte o an bir şekil alırsınız..O bir yüzün değişmesi, tarz yada imaj değildir..Bedenin içindeki ruh sizin ta kendinizdir..Bu nereye kadar gider derseniz kişiden kişiye değişir.Kimileri hiç pişmez, öyle hammaddesiyle kalır.Kimileri pişmeye başlar,şekillenmeye yüz tutmuştur..kimileri pişer yanar,kavrulur..Mevlana der ya..Hamdım..Piştim..Yandımmmm…..Bu söz çok ağır bir cevap anlayana..Pişipte yananlar iyi bilir..Nasıl? derseniz ben henüz hamdan yeni çıkmış  bir ruhum, bu yüzden cevap verme yetisine sahip değilim..

Öğrendiğim şey çok geçte olsa her kime kızıp, içinden sayıp,kınayıp ayıplıyorsan..bilki içinden bir parça da kendine  pay çıkarman gerektiğidir.Bir kız arkadaşımın sayesinde her ne kadar üzmüş olsa da içimden güzel bir şey çıktı..Kızdım, kızdım,kızdııımm..Kendimce ağzıma geleni saydım tabi kendi içimde..Bir süre sonra ilkkez hiç yapmadığım bir şeyi yaptım..Kızgınlığımı kendi içimde atlatmaya çalıştım, arkasından kolay beddua etmem..hiçde hoşlanmam beddua etmekten..’ALLAH yolunu bahtını açık etsin..benimle arkadaş olduğu zamanlarda hakkı kalmıştır, Allahım sen o kızcağızdan razı ol’ demesini öğrendim..Düşünebiliyor musunuz ne kadar zor bunu söylemek..Seni kıran,sinirlendiren,küstüren bir insana sen dua ediyorsun..İtiraf ediyorum bu güzel duyguyu öğrendiğimden beri mutluyum..Haset ve kin tutmamam gerektiğini bu dua ile algıladım..İşte bu yüzden 17.kural bana kalbimin temiz kalması ve iyi düşünmenin karşılığında farklı şekillerde ödül olarak başka güzellikler getirdi..Denemenizi tavsiye ederim..Kimin ne giydiğini, nasıl kazandığını, neler alıp neler sattığını umursamayın..herkezin hayatı ve yaşantısı kendinedir..Zihninizden o an olumsuz olan ne varsa silip atmaya çalışın,affedici ve bağışlayıcı olmak kadar insanın kendini törpüleyip, olumlu düşünmesi de zor bir durum..Bir kere deneyin en azından..göreceksiniz karşınıza ne kadar güzel sürprizler çıkacak… Tabii şükretmeyi unutmayın..sevgilerimle..

19
0
0
Yorum Yaz