10 04 2011

sihirli kitaplar...

  Bu gün büyüdüğümü unutup, o çizgi filmleri siyah beyaz izleyen çocukluğuma geri dönmek , hasta ve nazlı olduğum için kendimi şımartmak istedim...Biliyorum hepimizin sorumlulukları türlü türlü...Ama bir saatliğine de olsa, anne olduğumuzu unutup, bebeklerinizi uyutup,çamaşır ve bulaşıklarınızı bitirdikten sonra yada baba olduğunuzu bir kenara bırakıp, evli çiftlerin bir arkadaş gibi ama çocuk ruhuyla veya breysel olarak biranlığına bırakıp herşeyi bu çizgi filmi izlemenizi tavsiye ediyorum... İçinde zeka ve duyarlılık barındıran muhteşem bir animasyon… Yaşlı eksantrik teyzesi ölünce evini Nathaniel’in ailesine, kitaplarını ise henüz okumayı bilmeyen Nathaniel’e bırakır. Küçük çocuk, elenore teyzenin bıraktığı evin tamiri için bir antikacıya satmak üzere olduğu bu kitapların büyülü olduğunu fark eder. Tavanarasına dizili kitaplar tüm bilindik peri masallarının orijinal ilk baskılarıdır; üstelik kahramanları içlerinde yaşamaktadır…Alice,peter pan,parmak çocuk,kırmızı başlıklı kız ve çocukken aklımızda olan,hatırımzda kalan tüm çizgi film karakterlerini kitaplarıyla birlikte kurtarırken, içinde duyduğu sevgiyi,elenore teyzesinin hatrını ve tüm hikayelerin onun için ne kadar değerli olduğunu izlerken; düşündüm.. söylediği bir cümle vardı elenore teyzenin...ve filmin ana teması bu cümle içinde saklıydı.. 2009 İtalya ve Fransa ortak yapımı olan ve türkçe dublajı yapılmış orjinal ismi elenore's secret olan bu çizgi filmi beğeneceğinize eminim..   'Sırf bir hikaye olması gerçek olmadığı anlamına gelmez...' Hayal gücümüzü arada bir hatırlamak dileğiyle...güzel düş... Devamı

30 03 2011

Yeniden Hacı Bayram...

  Demiştim ya; gideceğim diye..Yeni halini görmeye,ziyaret etmeye Hacı Bayram Veli hz.nin yanına.. Bazen dünlerin halini özlüyorum garip, ama yeni yüzü beni oldukça mutlu etti... Evler iyiden iyiye restore ediliyor,tarihlerini bilmesemde bana oldukça eski ama güçlü kalabildiklerini gösterdi..Biran Beypazarı gözlerimin  önüne geldi,galiba benzer evler ve yapılardan kaynaklı hoş bir osmanlı tarzına dönüştürülüyor gibi.. Arkadan giriş yapıp öne doğru gitme çabasındaydım ama bir baktım, gözlerime inanamıyorum yürüyen merdivenler yapılmış..Aaaaaaa ne olmuş yahu derken güvenlik görevlileri gözüme çarptı,AHH ne iyi olmuş ama yürüyen merdivenlerin başında neden bekliyorlar diye düşündüm, açıkcası bir mantık bulamadım..Koacaman yazılarla -Bayan camii ve Abesthane yazılı tabelayı takip ettim sağımda wc karşımda abdesthane duruyor..Hayretler içerisinde kaldım..beş yıldızlı otelemi giriş yapıyorum diye içimden geçiriyorum..Ben büyükşehir belediye başkanı ile ilgili fikrimi pek beyan etmek istemiyorum..Çünkü hala şu bizim Ankara çayı, çay olamadı üstelik çaylıktan çıktı,sallama kokulu çaya döndü..Neden sallama çay, koku itibariyle taniyon düşürüp, göz kararması ve baygınlık derecesine getirdiği için..Halaaaaaa bekliyoruuuuuzzz.... Wc kısmına geçtim bir göz geçirdim,waaaw sensörlü ışıklar, ahşap kapı üzerine sarı ışıltılı kapı kolları (yalnız bunlara nasıl dikkat ettim bende şaşırıyorum şu anda) unutmadan diyeyim..ben hiç bir yazımı geriye dönüp düzeltme yapmadan direk yayınlayanlardanım, olduğu gibi görmek istediğimden sanırım..Aynalar gayet şık,yerler mermer..Or... Devamı